Selam beyler, selam dostlar… Şafak Vadisi’nin tozunu yutmuş, uykusuz gecelerde “Yıldız düşecek” korkusuyla kalbi küt küt atmış her MLBB sevdalısına benden bir selam olsun!
Bilirsiniz, bu oyun sadece telefon ekranına parmak vurmaktan ibaret değil; arkasında koca bir dünya, bitmeyen dostluklar ve bazen de kanser eden takım arkadaşları var. Ormanda sinsice pusuda bekleyen Gusion’ı, tek bir ultiyle oyun çeviren Tigreal’i, kule elden giderken haritayı görmeyen o meşhur okçuları kim unutabilir ki? Hepimiz aynı yollardan geçtik, aynı zafer çığlıklarını attık, aynı yenilgilerle sinir krizi geçirdik.
İşte tam da bu yüzden, içimizdeki bu bitmek bilmeyen MLBB sevdasını, hırsını ve o Şafak Vadisi’nin delikanlı havasını kelimelere dökmek istedim. Sağdan soldan toplama, kopya kelimelerle değil; bizzat o haritanın havasını solumuş, parmakları aşınmış bir oyuncunun gözünden, tamamen bizden, kalpten kopan bir şeyler yazdım. Hazırsanız, her satırında “Yahu burası tam beni anlatıyor!” diyeceğiniz, o samimi, halk işi şiirimizle sizleri baş başa bırakıyorum. Hadi bakalım, buyurun Şafak Vadisi’nin destanına!
Şafak Vadisi’nin Yiğitleri

Şafak Vadisi’nde kurulur pazar,
Gözünü kırpanın kaderi bozar.
Kimi pusuda bekler, kimi yol çizer,
Geri vites yoktur bizim klanda!
Minyonlar önden gider, çeker kahırı,
Kuleyi yıkmak bu işin ahiri.
Lord’un ormanda başlar sihri,
Kapışma sert olur bizim alanda.
Miya’nın okuyla başlar fırtına,
Yüklemiş maçı o narin sırtına.
Layla uzaktan vurur, bakmaz ardına,
Yürekler dayanmaz o son anlarda.
Tigreal öne atılır, göğsünü gerer,
Gusion hançeri saniyede dizer.
Fanny havada uçup aklı bozar,
Heyecan tavan yapar canlar yandıkça.
Gözümüz haritada, elimiz tuşta,
Zafer kokusu var her bir vuruşta.
Geriye düşsek de biz bu yarışta,
Pes etmek yakışmaz Türk’ün gencine.
Yıldızlar kayar, rütbeler düşer,
Yine de bu sevda içimde pişer.
“Victory” sesiyle Teknoistan coşar,
MLBB bitmez biz yaşlandıkça.
Vadide Şimdilik Perde Kapanıyor, Ama Muhabbet Baki!

Evet dostlar, bizim penceremizden Şafak Vadisi’nin hikâyesi şimdilik bu kadar. Okurken “Harbiden de böyle be!” dediğinizi, o kaybedilen kritik maçları veya kıl payı alınan “Victory” ekranlarını hatırladığınızı duyar gibiyim. Dediğim gibi, bu şiir tamamen bizden, kalpten ve bu oyunun kahrını çekenlerin dilinden döküldü.
Ama burası öyle bir kere yazılıp unutulacak bir yer değil, bilesiniz! MLBB dünyası sürekli değişiyor; yeni güncellemeler geliyor, yeni kahramanlar Vadi’ye ayak basıyor, rütbeler sıfırlanıyor. Ben de boş durmayacağım; bu sayfayı sürekli taze tutacak, oyundaki yeni heyecanlara ve güncel geyiklere göre buraları hep güncelleyeceğim.
O yüzden sizden ricam, bu sayfayı hemen tarayıcınızın yer imlerine (yıldız işaretine) ekleyin ki bir sonraki güncellemede, yeni şiirlerde ve Vadi muhabbetlerinde arkada kalmayın. Her an yeni bir şeyler gelebilir, buralar hep canlı kalacak!
Şimdi söz sizde: Şiirde en çok kendinizi bulduğunuz yer neresi oldu? Ya da “Yahu şu kahramanı veya şu kanser durumu da eklemeliydin” dediğiniz ne var? Yorumlarda buluşalım, Vadi’nin dedikodusunu aşağıda döndürelim. Herkesin bileğine kuvvet, rütbeniz bol, yıldızınız dik olsun! Selametle…
