F-16’nın emektar motoru F110 ile F-35’in canavarı F135 karşı karşıya! Güç, hız ve teknoloji farklarını teknik terimlere boğulmadan keşfedin.
F110 vs F135: Savaş Uçağı Motorlarının Devler Ligi (Hangisi, Neden Daha Güçlü?)

Savaş uçaklarından bahsederken hep gövde tasarımlarına, radarlara ya da taşıdıkları füzelere odaklanırız. Ama işin aslı şu: Arkadaki o devasa motor olmasa, o milyar dolarlık jetler sadece çok pahalı birer metal yığınından ibaret kalır.
Bugün askeri havacılık dünyasının iki efsane motorunu karşılaştırıyoruz: F-16’lardan tanıdığımız emektar F110 ve F-35’e güç veren yeni nesil canavar F135.
(1) Kuşak Farkı: Eski Toprak vs. Dijital Çağın Çocuğu
Aralarındaki en temel fark doğdukları dönemler.
- F110: 1980’lerin teknolojisiyle doğdu. Amacı uçağı alabildiğine hızlı uçurmak ve pilot gaz kolunu köklediğinde ona anında tepki vermekti. Mekanik sağlamlığıyla bilinir.
- F135: 2000’lerin ufkundan çıkıp geldi. Bu motor sadece bir itki kaynağı değil, aynı zamanda uçağın bilgisayarlarıyla sürekli konuşan, kendi arızasını önceden tahmin eden dijital bir beyne sahip.
(2) Saf Güç (İtki Kuvveti): Birinde Kas Var, Diğerinde Hulk Gücü Var!
Motorların gücünü “itki” (thrust) olarak ölçüyoruz. Buradaki fark gerçekten devasa.
- F110 (F-16 Motoru): Yaklaşık 29.000 libre (yaklaşık 13 ton) itki üretiyor. Bir F-16’yı ses hızının iki katına çıkarmak için bu güç fazlasıyla yeterli. Yani tam bir safkan koşu atı.
- F135 (F-35 Motoru): İşte burası oyunun değiştiği yer. Bu motor tam 43.000 libre (yaklaşık 19,5 ton) güç üretiyor. Tarihin en güçlü savaş uçağı motorlarından biri. F-35 gibi ağır ve tonla akıllı sistemle donatılmış bir jeti havada uçurmak için bu devasa kas gücüne ihtiyaç var.
(3) Gizlilik (Hayalet Uçak) Meselesi
Modern savaşta radara yakalanmamak (Stealth) her şey demektir.
- F110 tasarlanırken radar gizliliği öncelik değildi. Egzoz çıkışı ve motorun yapısı radarda “Ben buradayım” diye bağırır.
- F135 ise tam bir hayalet. Motorun arkasındaki egzoz dişlilerinden tutun da içindeki bıçakların tasarımına kadar her şey radar sinyallerini yansıtmayacak ve uçağın yaydığı ısıyı (kızılötesi izi) minimumda tutacak şekilde yapıldı. Yani düşman radarları F135’i kolay kolay sezemez.
(4) Boyut Farkı
İki motoru yan yana koysanız aralarındaki cüsse farkını hemen anlarsınız.
- F110, F-16’nın o ince ve kıvrak gövdesine sığması için daha ince ve aerodinamik bir yapıda tasarlanmıştır.
- F135 ise F-35’in tombul gövdesini dolduran, içi çok daha geniş (geniş bypass oranlı) devasa bir motordur. Havayı çok daha büyük bir iştahla yutar.
(5) Dikine İniş Kalkış Sihri (STOVL)
F110 motorunun görevi bellidir: Uçağı sadece ileri doğru itmek.
F135’in ise (özellikle F-35B modelinde kullanılan versiyonunun) inanılmaz bir numarası var: Motorun arkasındaki egzoz borusu 90 derece aşağı bükülebiliyor. Uçağın ortasındaki dev bir fana da mil yardımıyla güç vererek koca jetin helikopter gibi dikine kalkıp inmesini sağlıyor. F110’un böyle bir yeteneği asla yok.
Özet Geçelim: Hangisi Daha İyi?

“Tabii ki yeni olan F135 daha iyi.” diyebilirsiniz ama durum tam olarak öyle değil.
F110 bugün hâlâ dünyanın en güvenilir, bakımı en kolay ve işletme maliyeti en ucuz motorlarından biri. Adeta sanayide her ustanın dilinden anladığı, yedek parçası bol, kurşun geçirmez bir eski kasa araba motoru gibi.
F135 ise tüm o inanılmaz gücüne ve teknolojisine rağmen çok pahalı, bakımı inanılmaz derecede karmaşık ve nazlı bir yüksek teknoloji harikası.
Yani F110 emektar ve ekonomik bir savaşçıyken; F135 geleceğin pahalı, çok güçlü ama bir o kadar da karmaşık lideri.
Bizim İçin En Önemli Soru: F110’un KAAN ile Bağı Ne?

Gelelim işin bizi en çok heyecanlandıran kısmına! Türkiye’nin gözbebeği, 5. nesil milli muharip uçağımız KAAN da bu motor savaşının tam göbeğinde yer alıyor.
KAAN, gökyüzüyle ilk buluştuğunda ve ilk test uçuşlarını başarıyla yaparken gücünü nereden aldı dersiniz? Evet, bildiniz: F110 motorundan!
KAAN gibi devasa ve çift motorlu bir jeti uçurmak her babayiğidin harcı değil. Türk mühendisleri, KAAN’ın ilk prototiplerinde ve ilk üretim serilerinde rüştünü ispatlamış, dünyada güvenilirliğiyle nam salmış General Electric F110 motorunu (tam olarak F110-GE-129 versiyonunu) kullanmayı tercih etti. Üstelik KAAN, tek bir F110 ile uçan F-16’lardan farklı olarak arkasında yan yana duran iki adet F110 motoru taşıyor. Yani KAAN’da tam bir güç patlaması yaşanıyor.
Tabii ki hikâye burada bitmiyor. KAAN, radara yakalanmayan hayalet bir uçak olarak tasarlandığı için gelecekte tıpkı F135 gibi radar izi düşük, çok daha az ısı yayan bir motora ihtiyaç duyuyor. Kendi milli motorumuzu sıfırdan üretip göklere çıkarana kadar da bu hazır F110 motorlarına mecburuz, işin aslı bu. Ama içimiz rahat; devletimiz çok güçlü ve savunma sanayisinde neleri başardığımızı hepimiz görüyoruz. Allah’ın izniyle bunu da en kısa sürede başaracağız. Çok yakın bir gelecekte, motorundan gövdesine kadar yüzde yüz yerli ve milli savaş uçaklarımızı kendi vatan semalarımızda gururla uçarken göreceğiz. O güne kadar KAAN’ı gökyüzünde güvenle tutan emektar güç, bu F110’dan başkası olmayacak.
