Gözümüzün önünde büyüyen, sevincini de kahrını da bizimle paylaşan Eşref ile Rüya’nın
hikayesi, nihayet o kaçınılmaz sona ulaştı. Günlerdir içimizde biriken o buruk sızı, bu
çarşamba akşamı yerini derin bir sessizliğe bırakıyor. Derler ki, her güzel şeyin bir sonu
vardır. Ama bazı sevdalar bitmez; sadece zamanın elinden alınıp gönlün en kuytu köşesine
emanet edilir. Eşref ile Rüya’nınki de tam olarak böyle bir hikayeydi.

Biz onlar gülerken güldük, gözlerinden bir damla yaş süzüldüğünde ekran başında kahrolduk.
Samimiyet dedikleri, o yapmacık dünyalardan uzak duruşları tam da bizden biriydi. Bu
toprakların insanı nasıl severse öyle sevdiler; hesapsız, kitapsız, gözü kara…

İki sezon boyunca bizi ekrana kilitleyen bu koca çınarın arkasında ise büyük bir emek vardı.
Kamera arkasındaki çilekeş set ekibinden tutun da karakterlere can veren sevilen
oyuncularımız ve tüm kadro, son çekim gününde gözyaşlarını tutamadı. Dile kolay, koca iki
yıl omuz omuza çalıştılar.

Son set gününde tüm ekip bir araya gelip veda pastasını keserken, oyuncuların birbirine
sarılıp helalleşmesi, çektirdikleri o son hatıra fotoğrafları aslında bu işin sadece bir dizi değil,
bir aile işi olduğunu bizlere bir kez daha kanıtladı. Dile gelen her teşekkürde, edilen her
vedada o iki yıllık emeğin helalliği vardı.
Şimdi bu veda, aslında bir bitiş değil. Kalbimizde bıraktıkları o temiz iz, adımlarını attıkları her
sokakta yankılanmaya devam edecek. Yolunuz açık, bahtınız güzel olsun iki gözümün çiçeği.
Biz sizi hep o ilk günkü heyecanınızla, o birbirinize bakan sevda dolu gözlerinizle
hatırlayacağız. Hikayemize kattığınız tüm güzellikler için, emeği geçen tüm oyunculara ve
emektar set ekibine eyvallah…
