“Herkese selam! Bugün buraya, yetişkinlerin o sıkıcı ve kurallarla dolu dünyasından biraz uzaklaşıp, beni ekran başına kilitleyen harika bir dünyayı anlatmaya geldim: Toca Boca World.
Kim ne derse desin, bazen sadece kafa dağıtmak, karpuzla balığı aynı tencerede pişirmek ya da pembe saçlı bir karakterle sokaklarda avarelik etmek gibisi yok.
Piyasada oyunla ilgili çok fazla mekanik ve soğuk yazı var, biliyorum. Ben istedim ki bu sefer tamamen bizden, tamamen içimizden gelen bir şeyler olsun. Oturdum, klavyenin başına geçtim ve bu rengârenk dünyaya olan sevgimi satırlara döktüm. Yapay içeriklerden, kopyala-yapıştır sitelerden sıkılanlar için tamamen el emeği, göz nuru bir Toca Boca şiiri hazırladım. Umarım okurken en az benim oynarken eğlendiğim kadar eğlenirsiniz. İşte benim dünyam, işte benim Toca Boca’m!”
Hayalimin Şehri: Toca Boca

Tabletin ekranında parlar bir dünya,
Burada ne sınır var ne de bir rüya.
Karakterim hazır, saçları pembe,
Macera başlıyor her bir kademede.
Bop City sokakları cıvıl cıvıl ses,
Kuaförde çılgın bir tarz dener herkes.
Robo-kedi sırtımda, alışverişteyim,
Bugün canım ne isterse o işteyim.
Mutfakta aşçıyım, tarifler gizemli,
Karpuzla balığı pişirmek ne zevkli!
Koltuktan yatak olur, lambalar yanar,
Bu evde kuralları sadece hayaller koyar.
Gizli bir elmas buldum tiyatro katında,
Geziyorum şimdi bir tembel hayvan sırtında.
Büyüklerin dünyası sıkıcı ve dar,
Toca Boca’da sonsuz özgürlük var.
Kıyafet odamda binbir çeşit renk,
Bulunmaz dünyada bu neşeye denk.
Postaneden gelen paketler sürpriz,
Her yeni gün yeni bir macera biziz.
Okulda, havuzda ya da kumsalda,
Binbir türlü sır saklı her bir köşede.
Teknoistan’la durmaz eğlence,
Dünya güzelleşir ben dokununca.

“Yaa işte böyle dostlar… Benim gözümden, benim kalemimden Toca Boca dünyası tam olarak bu duygulardan ibaret. Büyüklerin o kurallarla dolu, sıkıcı dünyasından kaçıp sığındığım bu rengârenk limanı seviyorum. Biliyorum, aranızda benim gibi düşünen, gizli elmasları kovalayan, kuaförde çılgın saçlar deneyen yüzlerce Toca sever var. İçinizdeki o yaratıcı çocuğu asla susturmayın, olur mu?
Şimdilik benden bu kadar! Yeni maceralarda, yeni güncellemelerde ve belki de bambaşka bir şiirde tekrar buluşmak üzere, kendinize çok iyi bakın. Oyunda kalın, hayal kurmaktan vazgeçmeyin! Kocaman sevgiler…”
