Japonya’nın MMX uzay aracı Mars’ın uydusu Phobos’tan numune toplamak için fırlatıldı. 2031’de Dünya’ya dönecek tarihi görevin tüm detayları yazımızda.
Japonya Uzay Havacılık Keşif Ajansı (JAXA), uzay keşifleri tarihinde yeni bir sayfa açacak olan Martian Moons eXploration (MMX) görevini 20 Ekim 2026’da Tanegashima Uzay Merkezi’nden başarıyla fırlattı. Ülkenin amiral gemisi konumundaki H3 roketiyle (H3 F10) gökyüzüne gönderilen keşif aracı, sadece Mars yörüngesine ulaşmayı değil, kızıl gezegenin gizemli uydusu Phobos’tan toprak ve kaya örnekleri toplayarak Dünya’ya geri getirmeyi hedefliyor. Bu plan başarıyla tamamlanırsa insanlık, Mars sisteminden ilk kez bir numuneyi laboratuvarlarına taşımış olacak.
İki Yıllık Zorunlu Rötar ve Kusursuz Fırlatma

Aslında bu önemli fırlatmanın 2024 yılında yapılması planlanıyordu. Ancak H3 roketinin geçmiş dönem testlerinde yaşanan bazı teknik aksaklıklar ve güvenlik endişeleri sebebiyle JAXA, projeyi iki yıl erteleme kararı aldı. Bu süreçte roket üzerinde yapılan geliştirmeler meyvesini verdi ve iki motorlu, dört güçlendiricili en güçlü konfigürasyonuna sahip H3 roketi, fırlatmadan yaklaşık 71 dakika sonra MMX uzay aracını sorunsuz şekilde hedeflenen yörüngeye bıraktı. Ajans, 21 Ekim’de yaptığı ikinci resmi açıklamada uzay aracının ilk kritik operasyon aşamasını geçtiğini ve tüm sistemlerin sağlıklı çalıştığını doğruladı. Böylece yaklaşık bir yıl sürecek derin uzay yolculuğu resmen başladı.
Milyon Dolarlık Küresel Ortaklık

Görevin bütçesi yaklaşık 55,3 milyar yen (yaklaşık 350 milyon dolar) olarak açıklandı. MMX, tek bir kurumun değil, küresel bir ortaklığın ürünü. Projede Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA), Avrupa Uzay Ajansı (ESA), Fransa Uzay Çalışmaları Merkezi (CNES) ve Alman Havacılık ve Uzay Merkezi (DLR) gibi dev organizasyonlar yer alıyor. 4 bin 480 kilogram ağırlığındaki uzay aracı, Mars’a gidiş, uyduda keşif ve Dünya’ya dönüş için tasarlanmış üç ayrı modülden oluşuyor. Güneş panelleri açıldığında genişliği 9 metreyi, yüksekliği ise 5,3 metreyi bulan bu devasa yapı, Phobos yüzeyine ayak basabilmesi için dört özel iniş bacağıyla donatıldı.
Fransız-Alman Ortaklığı Küçük Robot: Idefix

Aracın Ağustos 2027’de Mars yörüngesine girmesi bekleniyor. MMX, Phobos’a doğrudan iniş yapmadan önce birkaç ay uyduyu uzaktan inceleyecek. Asıl heyecan verici aşama ise yüzeye yapılacak inişler sırasında yaşanacak. Ana araç Phobos’a inmeden önce, Fransız ve Alman mühendislerin ortaklaşa geliştirdiği Idefix isimli 25 kilogramlık küçük bir robotu yüzeye bırakacak. Phobos’un kütle çekimi Dünya’nınkine kıyasla iki binde bir oranında çok zayıf olduğu için bu robot uydunun yüzeyinde sadece 15 gram ağırlığında hissedecek. Idefix’in yapacağı zemin analizleri, ana aracın güvenle teker veya ayak basacağı bölgeleri belirleyecek.
Kızıl Gezegenin Geçmişine Işık Tutacak Numuneler

Keşif aracı Phobos yüzeyine iki kez iniş denemesi yapacak. Yüzeyden en az 10 gram numune toplanması amaçlanıyor. Bu miktar az görünse de bilim dünyası için devrim niteliğinde. Numunelerin toplanması için iki farklı mekanizma kullanılacak. Biri yüzeyi delecek, diğeri ise NASA ve Honeybee Robotics tarafından geliştirilen, hava basıncıyla malzemeyi saniyeler içinde içine çeken pnömatik sistem olacak. Bilim insanları bu örnekler sayesinde çok temel bir soruya yanıt arıyor. Phobos ve diğer uydu Deimos, geçmişte Mars’a çarpan dev bir gök cisminin koptu parçaları mı, yoksa Mars’ın kütle çekimine kapılmış eski asteroitler mi?
Büyük Dönüş Hedef 2031
Toplanan bu kıymetli hazineyle birlikte uzay aracı, Kasım 2030’da Mars yörüngesinden ayrılacak ve Temmuz 2031’de Dünya’ya dönecek. Yaklaşık 60 santimetre genişliğindeki özel bir geri dönüş kapsülü, numunelerle birlikte Avustralya’nın ücra bir bölgesine iniş yapacak. Bu tarihi dönüş, gelecekte Mars’a yapılacak insanlı görevler için de hayati bir teknolojik test anlamı taşıyor.
Mars’tan, toprak getirilmesi hakkında sizin düşünceniz ne, yorumlar köşesinde paylaşabilirsiniz.
