“Selam dostlar, aranızda Royal Kingdom dünyasına kapılıp gecesini gündüzüne katanlar kimler? Oyun o kadar sardı ki, klan savaşları, köyü büyütme telaşı derken kendimizi resmen bir krallık savaşçısı gibi hissetmeye başladık. Savaş meydanlarında kılıç sallamaktan, surları yıkıp kupa toplamaktan aldığımız o heyecanı sadece oyunu oynayanlar anlar. Bu güzel oyuna olan sevdamızı, içimizdeki o bitmek bilmeyen savaş ruhunu kelimelere dökelim dedik. Royal Kingdom oynarken arkada çalmalık, klan arkadaşlarınızla paylaşıp gaza gelmelik buram buram dostluk ve zafer kokan harika bir şiir yazdık. Lafı çok uzatmayalım; kalkanlar dikilsin, kılıçlar çekilsin, işte bizim krallığın destanı!”
Krallığın Destanı

Kalkın dostlar, davul çaldı,
Royal Kingdom çağırır bak.
Gönlümüzü sevdası aldı,
Bizimle bir meşale yak.
Kılıç elde, kalkan kolda,
Surlar bizi bekler durur.
Asla geri dönmek yok yolda,
Yiğit olan burada yürür.
Altın, elmas birikir cepte,
Köyümüzü kurduk baştan.
Korku yoktur asla kalpte,
Kale yaptık koca taştan.
Klan dedin mi akan sular durur,
Yoldaşını satmaz insan.
Düşman gelir, çöker pus pus,
Birlik olsak her bir an.
Meydanlarda bayrak fırlar,
Şanlı zafer bizim olsun.
Yıkılsın o hain surlar,
Kupalarla heybe dolsun.
Gönüllerin tahtı burada,
Teknoistan olan bu diyara.
Adımız yayılır yurda,
Hadi dostum, gel bu ara.

“Evet ey ahali, bizim krallığın destanını anlattığımız şiirimiz şimdilik burada bitiyor ama Royal Kingdom macerası tam gaz devam ediyor! Umarım yazdığımız bu satırlar klan savaşlarında sizi gaza getirmeye yetmiştir. Oyunda surlar yıkılır, klanlar değişir ama bu şiirdeki dostluk ruhu her zaman baki kalır. Oyundaki en yeni gelişmeleri, köyleri uçuracak en taze taktikleri ve kaçırılmayacak güncellemeleri kaçırmamak için bu sayfayı hemen tarayıcınızın yer imlerine (favorilerine) eklemeyi unutmayın. Sayfamızı sürekli güncelliyor, yepyeni şiirler ve tüyolarla burayı dolduruyoruz; yani her an yeni bir baskın gelebilir! Peki, şiiri nasıl buldunuz? Sizin klan ne âlemde, kupalar ne durumda? Hadi aşağıya yorum bırakın, meydanı boş bırakmayalım. Bir sonraki savaşta görüşmek üzere, kılıcınız keskin, ganimetiniz bol olsun!”
